• Paylaş

    KATEGORİ : AGÎRE JÎYAN

    Eklenme tarihi : 2018-05-01
  • Kürdistan'da 1 Mayıs kutlamaları

    1 Mayıs Kürdistan'da coşku ile kutlandı. Van'da Musa Anter Barış Parkı, Diyarbakır'da İstasyon (5 Haziran) Meydanı, Hakkari'de ise Halk Pazarı'nda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında "Bijî yek Gulan" sloganları duyuldu.

     

    VAN

     

    Van kent merkezinde DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde organize edilen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, Musa Anter Barış Parkı'nda kutlandı. Kitle miting alanına kurulan üç arama noktasından geçerek giriş yaptı. DTK, HDP, DBP, EMEP, ESP, İHD ve Ahtamara Kadın Platformu üyelerinin de aralarında olduğu yüzlerce yurttaşın doldurduğu miting alanı, asılan "Zafer direnen emekçilerin olacak", "Emeğimiz, halklarımız, demokratik ve barışçıl bir Türkiye için 1 Mayıs" pankartları ile süslendi. 

     

    Uzun süre çekilen halayın ardından alana giren HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, büyük bir coşkuyla karşılandı. Uca alana girince kitle hep bir ağızdan "Bijî yek Gulan, Bijî Aşitî" ve "Bijî Berxwedana Zindana" sloganları attı. 

     

    Program özgürlük, demokrasi ve emek mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. 

     

    “OHAL’de 110 bin emekçi ihraç edidi”

     

     Ardından 1 Mayıs Tertip Komitesi adına açılış konuşmasını yapan Seher Kadiroğlu Ataş, 1 Mayıs'a emeğiyle yüreğini veren milyonların AKP'nin OHAL ile sürdürdüğü sömürge ile emeklerinin ellerinden alındığını söyledi. Rekor büyüme nutuklarının atılmasına rağmen işçilerin refahının artmadığını belirten Ataş, sendikacılar, gazeteciler ve öğrencilerin tutuklandığını ve OHAL'de 110 bin emekçinin ihraç edildiğini ifade etti. Ataş, "Emekçiler işsiz kaldılar, intihara sürüklendiler. Kamuda kuralsız, esnek, güvencesiz istihdam yaşanıyor. Kadın cinayetleri işleniyor. Doğamız, suyumuz sermayeye peşkeş çekiliyor. Şaibeli bir referandumdan sonra baskın seçimle ülke seçime sürükleniyor" dedi.

     

    “Yandaş sendikalar eliyle haklarımız bertaraf edilmiştir” 

     

    Genel İş Van Şube Yöneticisi Ömer Tekin ise konuşmasına 1 Mayıs 1977 yılında Taksim'de yaşamını yitirenleri anarak başladı. Ülkede en fazla emekçilerin mağdur olduğunu söyleyen Tekin "Yandaş sendikalar eliyle haklarımız bertaraf edilmiştir. Doğrudan belediyeler olmak üzere yerel yönetimlerde işçilerin hakları gasp edilmiş, masumiyet karinesine aykırı davranılarak binlerce insan ihraç edildi. Emekçiler olarak savaşa karşı barışı, huzuru ve yaşamı savunuyoruz. Halkların kardeşliğini, adalet ve hukuku savunuyoruz. OHAL ile yaratılan karanlığı kabul etmiyoruz. Halkın iradesinin kayyum atanarak yönetilmesini istemiyoruz. Kararlıyız biz haklıyız biz kazanacağız" diye konuştu.

     

    “Toplumsal ilişkilerimizi gerici, tekçi ve faşizan uygulamalarla dizayn etmek istiyorlar”

     

    Tekin'in ardından Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt söz aldı. Bozkurt, son iki yıldır 1 Mayıs bayramını OHAL altında gerçekleştirdiklerini söyledi. 

     

    Mevcut siyasi konjektör üzerinde durup, baskın seçim kararının AKP-MHP iktidarının ülkeyi yönetemediğinin ilanı olduğunu söyleyen Bozkurt, şunları söyledi: “OHAL koşullarında baskın seçimle, hileyle dikta rejimini kalıcı şekilde kurumsallaştırmak, toplumsal ilişkilerimizi gerici, tekçi ve faşizan uygulamalarla dizayn etmek istiyorlar. Ülkede her şey yolunda ise neden seçim? Eğer ülkede her şey yolunda değilse neden sizi seçelim? 24 Haziran'da yapılacak olan seçim gelecek 10 yıllarımızı belirleyecek önemdedir. Bu nedenle 24 Haziran’a kadar artık her günümüz 1 Mayıs’tır. Her günü 1 Mayıs ruhuyla karşılayıp büyük bir mücadele azmi ve morali ile kapı kapı dolaşıp faşizme niçin geçit verilmemesini tek tek anlatmak durumundayız. Dikta rejimleri yıkılmadan bir gün öncesine kadar iktidarlarını sonsuz ve sınırsız olarak tanıtırlar. Bu şekilde barışa özgürlüğe ve demokrasiye olan inancımızı azaltmak, umudu kırmak isterler. AKP-MHP iktidarı uzatmaları oynuyor. Sonlarının geldiklerini görünce daha da saldırganlaşıyorlar. Saldırganlaştıkça elenmeye devam ediyorlar. Oysa 7 Haziran ve referandumda açığa çıkan ‘Hayır’ iradesi bu topraklarda faşizmin ömrünün çokta uzun olmayacağının somut göstergesidir. Bu topraklar kutuplaşmaya, linç kültürüne, gericiliğe izin vermeyecektir.” 

     

    Bozkurt, konuşmasını Nazım Hikmet’in “Hürriyet Kavgası” şiiri ile sonlandırdı. 

     

    Pankart ve flamalar alana alınmadı

     

    Van 1 Mayıs’ında polis hiçbir gerekçe göstermeden SGDF, SKM, FKF flamaları ve TİP’in “Emeği iktidara taşıyalım” pankartını alana sokmadı.

     

     

    DİYARBAKIR

     

    Diyarbakır’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde organize edilen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, İstasyon (5 Haziran) Meydanı’nda başladı. Kutlama öncesi sabah erken saatlerden itibaren kutlamanın yapılacağı meydana çıkan tüm yollar trafiğe kapatıldı. Meydanın çevresinde ise yüzlerce polis konumlandırıldı.

     

    Miting alanına gelen yurttaşların polisler tarafından arandıktan sonra alana girişlerine izin verildi. Alanın girişlerine kurulan kontrol noktalarında yapılan üst araması sırasında yurttaşların üzerinden çıkan çakmak, madeni para gibi eşyalara el konuldu. Bazı yurttaşlar ise, GBT kontrolünden geçirildi. 

     

    Kutlama alanına "1 Mayıs ile güzel günler göreceğiz", "Güvenlik soruşturması adı altında emekçi kıyımına son", "İş cinayetlerine kurban gitmediğimiz savaşsız, sömürüsüz memleketi emek ile kuracağız", "İnsanca yaşam ve iş güvencemiz için OHAL'e hayır", "Emeğimiz kimliğimiz bizimdir", "Özgür kadınla özgür topluma", "Bijî biratiya gelan", "KHK'lar yok hükmündedir" yazılı pankartlar asıldığı görüldü. 

     

    Yürüyüş sırasında sık sık "Bijî Yek Gulan", "OHAL'e hayır", "Bijî berxwedana karkeran", “Kerkük'ten Efrin’e işçilere bin selam", “Bijî berxwedana Efrin'e", "Bijî yek Gulan, azadiya Kurdistan" sloganları atıldı. 

     

    Türkiye Gazeteciler Sendikası korteji ile yürüyen gazeteciler de, "Özgür basın susturulamaz", "Sansüre hayır" sloganları atarken, alanda bekleyen emekçiler gazetecilere alkış ve zılgıtlarla destek verdi. TGS, Dİyarbakır'da ilk kez 1 Mayıs'a katılıyor.

     

    Saygı duruşu ile başlayan programda Tertip Komitesi adına Mehmet Şirin Gürbüz, KESK MYK Üyesi Gülistan Atasoy Tekdemir, TMMOB adına Mehmet Orak, TTB Konsey Üyesi Şeyhmus Gökalp, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin konuşma yaparken, Çar Newa ve Azad Bedran şarkıları ile sahne aldı.

     

    Sloganlar müzikle bastırılmaya çalışıldı 

     

    Miting alanını dolduran binler zaman zaman Efrin ile ilgili sloganlar attı. Bu anlarda sahnedeki müzik tesisatının başında bekleyen polisler, müzik sesini yükselterek sloganları engellemeye çalıştı. Ancak emekçiler ısrarla slogan atmayı sürdürdü. 

     

    Yine kutlamada sahne alacak müzisyenler, aletlerini akort etmeleri esnasında Şivan Perwer’in “Herne Pêş” şarkısının melodisini çalınca polisler tarafından uyarıldı.

     

    BES Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Bedirhan Çetinkaya'nın tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Hapishanesi'nden gönderdiği mesaj da engellenmek istendi.

     

    “Barış sözcüğü suç sayılmıştır”

     

    Alandaki emekçileri tertip komitesi adına selamlayan Mehmet Şirin Gürbüz, “AKP 22 aydır ülkeyi OHAL ile yönetiyor. OHAL ile birlikte savaş politikaları hız kazanmıştır. Barış sözcüğü suç sayılmıştır. Aylar süren güvenlik soruşturmaları ile atamalar yapılmıyor. KHK’larla arkadaşlarımız işinden atılıyor. Bu kapsamda işsizlik giderek büyüyor” dedi. 

     

    "Herkes kadro beklerken işinden oldu"

     

    Kürsüye çıkan Genel İş Sendikası 2 No’lu Şube Sekreteri Hasan Hayri Eroğlu 24 Haziran’a bir hazırlık olarak 1 Mayıs’ı gördüklerini kaydetti. Kayyımlarla beraber son 1.5 yılda 2 bin beş yüz işçi arkadaşımız işinden edildi” dedi. Taşeron kararının hükümetin tekrar gözden geçirmesini isteyen Eroğlu, bu uygulamayı kabul etmediklerini dile getirdi.
    Eroğlu, “Taşeron için herkese kadro dediler ve bu uygulamayı yaparken 7 yüz arkadaşımız işten çıkarıldı.Herkes kadro beklerken işinden oldu” dedi.

     

    "Hastaneler işletmeye, hastalar müşteriye dönüştürüldü"

     

    Mitingde TTB Merkez Kurulu üyesi Şeyhmus Gökalp de bir konuşma yaptı. Gökalp, şunları söyledi: “Çocuklarımıza dair gelecek kaygısı taşımak istemiyoruz. Toplumsal eşitsizlik bataklığında yaşamak istemiyoruz, yoksulu daha yoksul zengini daha zengin yapan politikalar istemiyoruz. Uygulanan politikalar, başta sağlık olmak üzere, bize keşmekeşli bir yaşam dayatıyor: Hastaneler işletmeye, hastalar müşteriye dönüştürüldü. Şehir hastaneleri aracılığıyla kamu kaynaklarını özel sermayeye peşkeş çekiyor. Bu iktidarı biz tanıyoruz Diyarbakır’da sokağa çıkma yasakları döneminde sağlık ocaklarının karakola çevirdiler. Kadın doğum ve çocuk hastanesini kapattılar. Barış savunucularının yargının hedefi haline getiriyorlar. Barış savunucularına selam yolluyoruz.”

     

    “Zulüm ile ayakta duruyorlar”

     

    Platforma çıkan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, konuşmasına katılımcıları Kürtçe selamlayarak başladı. Taksim’in hesabının kapanmadığını dile getiren Temelli, “Ülkedeki tüm katliamlar gibi Taksim katliamının da hesabını sormaya devam edeceğiz. Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’ya da selamlarımızı gönderiyoruz” dedi ve ekledi:  “Bunları Zilan’dan, Dersim’den, Ağrı’dan, Soma’dan, Cizre’den tanıyoruz. Bunların hesabını sormak için Newroz ve 1 Mayıs’ı 24 Haziran’a taşıyacağız. Bunlar zulüm ile ayakta duruyorlar. İktidarlarını düşmanlıkla devam ettiriyorlar. Sadece sarayın ışığının yanmadığı bir ülke için alanlardayız.”

     

     

    HAKKARİ

     

    Hakkari'deki 1 Mayıs kutlamasının adresi ise, Halk Pazarı oldu. Polisin ablukaya aldığı alana yürüyerek gelen emekçiler, üst aramasından sonra içeriye alındı.

     

    “İş güvencesiz çalışmaya hayır", "Tüm taşeron çalışanlarına kadro”, “Grevsiz toplu sözleşme", "Toplu sözleşmesiz sendika olmaz” ve “Somayı unutmadık unutturmayacağız” pankartlarının asıldığı görülen kutlamalara HDP, BDP ve CHP'li parti yöneticilerin yanı sıra kentteki birçok sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

     

     “Özgürüz ve adaleti haykırmaya devam edeceğiz”

     

    Mitingde konuşan Genel-İş Hakkari Şube Başkanı Cihan Karaman, AKP-MHP ittifakının ülkedeki savaş politikalarına hız vermesi üzerinde durdu.

     

    Karaman, “Ülkede savaş politikalarını eleştirmek suç, barış sözünü söylemek ise yasaklı bir hale getirilmiştir. Toplumun barışa ve refaha ihtiyacı vardır. OHAL ile birlikte ilan edilen KHK ile kamu emekçileri haksız bir şekilde ihraç edilmişlerdir. OHAL ile birlikte güvensizlik en temel sorun haline gelmiş, üyelerimize soruşturma ve sürgünler dayatılmaktadır. Bütün bunlara rağmen özgürüz ve adaleti haykırmaya devam edeceğiz" dedi. 

     

    “Grev hakkımızın OHAL gerekçesi ile gaspına izin vermeyeceğiz” 

     

    SES Hakkari Şube Başkanı Musa Bor ise, Hükümetin OHAL’i kendi çıkarı için kullandığını itiraf ettiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı iş dünyasına seslenirken ‘Fabrikada grev söz konusu mu? Böyle bir durumda biz anında müdahale ediyoruz ve OHAL anında bir çözüm kaynağı oluyor’ diyerek itirafta bulunmuştur. Anayasayı, uluslararası sözleşmeleri, OHAL’i fırsata çevirerek çiğneyenler, yargı önünde hesap vermekten kurtulamayacaklardır. Grevli toplu sözleşme hakkımızı, örgütlenme ve siyaset yapma hakkımızın yok sayılmasına, grev hakkımızın OHAL gerekçesi ile idari işlemler ile ortadan kaldırılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” diye konuştu. 

     

    Yapılan konuşmaların ardından kutlamalar çalınan müziklerle son buldu.