• Paylaş

    KATEGORİ : KADIN

    Eklenme tarihi : 2018-03-08
  • Amed, Batman ve Van'da buluşan kadınlar Efrin'e selam gönderdi

    Yağmurlu ve soğuk havaya rağmen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak ve kadın mücadelesine sahip çıkmak için bugün binlerce kadın farklı şehir merkezlerinde toplandı.

     

    Van’da 8 Mart’ı kutlayan kadınların coşkusunu sağanak yağmur bile azaltamadı. Tutuklu kadın milletvekilleri ve belediye başkanlarının selamlandığı mitingde kadınlar, AKP iktidarının dayattığı çürüme ve yozlaşmaya itiraz etti. 

     

    Saygı duruşu ile başlayan mitingde, ilk olarak Ahtamara Kadın Platformu Üyesi ve Tertip Komitesi Başkanı Seher Kadıroğlu Ataş konuştu. Ataş, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.  

     

    Ayrı ayrı sahneye davet edilen Ahtamara Kadın Platformu bileşenleri ve HDP milletvekilleri de halkı selamladı. 

     

    Selamlamaların ardından HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan bir konuşma yaptı. Mitinge katılan tüm kadınlara teşekkür eden Ertan’ın, kadınların artık kendi tarihini yazması gerektiğini söylediği konuşması şu şekilde:

     

    Bugün erkek şiddetine ve tahakkümüne ‘artık yeter’ dediğimiz ve ölümlere isyan ettiğimiz bir gündür. Bugün aramızda rehin tutulduğu için bulunamayan tutuklu arkadaşlarımıza, Figen Yüksekdağ şahsında tutuklu milletvekili arkadaşlarımıza selam gönderiyoruz. Gültan Kışanak, Diba Keskin şahsında belediye başkanı arkadaşlarımıza ve bugün esaret altında olan binlerce kadın yoldaşımıza selamlarımızı yolluyoruz.

     

    Dünyanın her yerinde şiddete, tacize ve tecavüze karşı binlerce kişi bu tahakkümü yok etmek için mücadele ediyor. Bu ülkede yalnız değiliz, milyarlarcayız ve bilelim ki bin yıllardır süren erkek iktidarı yıkılmaya mahkûmdur.

     

    Üzerinde yaşadığımız topraklarda kadınlara özgür yaşam hakkı verilmedi. Son 16 yıllık AKP dönemi gibi hiçbir dönem bu kadar karanlık olmamıştır. Bunlar batıda karşımıza AKP olarak çıkarken, Van’da, Batman’da, Diyarbakır’da kayyum olarak çıkıyorlar. Bunların yaptıklarını çürümüş toplumlar yapıyor. Bizler de çürümeye, yozlaşmaya karşı çıkıyoruz. Bu yüzden de direniyoruz.

     

    Ertan’ın konuşmasının ardından Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ ile DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel'in gönderdiği mesajları okundu. 

     

    Okunan mesajların ardından sahneye Koma Arjîn çıktı. Grubun seslendirdiği Türkçe ve Kürtçe parçalar eşliğinde miting alanını dolduran kadınlar hep birlikte halaya durdu. 

     

    Miting konuşmalar ve müzik dinletileri ile devam ediyor.

     

     

    Amed’de ise Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) öncülüğünde Diyarbakır 5 Haziran (İstasyon) Meydanı'nda düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitingi başladı.

     

    Sabah saatlerinden bu yana miting alanına çıkan tüm yolları zırhlı araçlar ve bariyerlerle kapatan polisler köpekler eşliğinde yaptıkları aramanın ardından saat 12.00’da alana girişlere izin verdi. Erken saatlerden bu yana yöresel kıyafetleri ile mitingin yapılacağı alana akın eden kadınlar saat 12.00’a kadar miting alanından uzak noktalarda kaldırımlarda bekletildi. Yoğun önlemlerin alındığı miting alanına kitle 3 noktadan alındı. Miting alanına girişlerin başlamasıyla birlikte kadınlar “Bijî berxwedana Efrîn'ê" sloganları eşliğinde alana girdi. 

     

    Alanda halay ve zılgıtlar eşliğinde slogan atmaya devam eden kadınların büyük coşkusu dikkat çekti. Miting alanına giren herkesi didik didik arayan polisler, kadınların yanlarında getirdikleri birçok eşyayı içeri sokmalarına izin vermedi.

     

    Alanda, “Şiddete, tacize, tecavüze, çocuk istismarına son”, “Jin xwezaye dest nedin xwezaye”, “Hebûna jinê hebûna jiyanê ye” pankartları asıldı. Basın mensupları da saatin 12.00 olmasıyla birlikte protokol kapısından alana alındı. Ancak gazetecilerin kalemle alana girmesine izin verilmedi. Polis, kadın haber ajansı Jinnews muhabirleri röportaj aldığı sırada rahatsız ederek, kimlik kontrolü yaptı ve kadınlara slogan attırmakla itham etti. 

     

     

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, kadınların 8 Mart’ını kutlayarak başladığı konuşmasında Diyarbakır’ın ayakta olduğunun bir kez daha kanıtlandığını dile getirdi. AKP’nin kadınlara ve kadın iradesine nasıl yaklaştığını bildiklerini dile getiren Buldan, baskı ve saldırılara rağmen kadınların demokrasi mücadelesinden vazgeçmediğini ifade etti.

     

    Buldan’ın konuşması şu şekilde: 

     

    Kadınların alanlara inmesi gerekiyor. Gidilen her evde ‘Jin jiyan azadi’ dememiz lazım. Bu ülkeyi yönetenlerin kadınlara yaklaşımını gördük. Cumhurbaşkanı dün yaptığı grup toplantısında annelerin ayaklarının altının öpülmesi gerektiğinden bahsetti. Biz Ceylan Önkol’un annesinin ayaklarının altını, Berkin Elvan’ın annesinin ayaklarının altını, 13 kurşunla katledilen Uğur’un annesinin, Taybet ananın ayaklarının altını da öpüyoruz. İşte bizimle sizin arasındaki fark budur. İşte bu yüzden diyoruz ki AKP iktidarı, Cumhurbaşkanı, Başbakan siz kadınların gününü kutlamayın ve kadınlar üzerinden siyaset yapmayın. Annelik ve kadınlar üzerinden siyaset yapan iktidar, Efrîn’de yaşamını yitiren tüm sivillerin ve askerlerin vebalini taşıyor. Bu ülkede artık hiçbir annenin evladının toprak altına girmesini istemiyoruz. Savaş kararı verenlere karşı kadınlar olarak el ele vermeleri gerekiyor.

     

    İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, savaş ve ölümden bahsedecekse kadın mücadelesinde yer alamaz. Eğer erkek gibi düşünecekse, erkek gibi savaş kararı verecekse kadınlar gününü kutlayamaz. CHP Genel Başkanı dün Meclis’te kadın temsiliyetinin artması yönünde açıklamalarda bulunmuş. Günaydın Sayın Kılıçdaroğlu biz Meclis’in aritmetiğini değiştirirken siz dokunulmazlıklara evet diyerek 5 kadın arkadaşımızın tutuklanmasına neden oldunuz. Bugün Ayla Akat, Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Selma Irmak, Gülser Yıldırım’ın tutuklanmasına siz sebep oldunuz. AKP’nin arka tekerleği olmayın. Gelin barıştan, çözümden yana olun. 

     

    Bu ülkenin kadın mücadelesinde büyük rol oynayan Sayın Gültan Kışanak’ı selamlıyorum. Onlar Kışanak’ın Diyarbakır’ı silip süpürmesinden korktular. Onlar Gülser Yıldırım’ın siyasetinden korktular ve vekilliğin düşürdüler. Onlar Ayla’nın bitmez tükenmez kadın mücadelesinden korktular. Söz veriyoruz sizin mücadeleniz bizim mücadelemizdir. Bu mücadele özgürlük mücadelesi, kadın mücadelesidir. Zindanlardaki tüm yoldaşlarımızı sesleniyor ve söz veriyoruz. Sizin mücadeleniz bizim mücadelemizdir. Bu mücadele özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesidir. Tüm zindanlar boşalana kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Dün genel kurulda AKP’li vekiller kadın vekillerimizi ‘adam olun adam’ dedi. Biz adam olmayacağız. Kadın olacağız. Kadınca mücadele edeceğiz. 

     

    Sevgili Amedli kadınlar; yolumuz uzun, zorlu bir yol. Bu mücadelede kurduğumuz ittifaka tüm kadınları davet ediyoruz. Yıllarca ölümleri gördük. Cezaevlerini, sürgünleri gördük. Bundan sonra tek bir annenin gözünden yaşından akmaması için büyük onurlu bir mücadele vereceğiz. Bu mücadelenin ülkeye demokrasiyi getireceğine yürekten inanıyoruz. Özellikle Amed gibi bir yerden kadın arkadaşlarımızın daha coşkulu katılmalarını istiyoruz. Jin, jiyan, azadi. An azadî an azadî.” 

     

     

    KESK Genel Sekreteri Gülistan Atasoy da alanlara çıkmayı özlediklerini ifade etti. Büyük zorluklara rağmen kadınların sokağa çıktığını ve bu kadınları Diyarbakır’dan selamladığını kaydeden Atasoy, “Direnişi güzelleştiren tüm kadınlara buradan selam olsun. Erkek egemenin tutsak ettiği ancak ruhlarını asla tutsak edemeyeceği tüm kadınlara selamlar olsun. 8 Mart direniştir, özgürlüktür, barıştır. Bu coğrafyada yaşayan kadınlar için dünya hiçbir zaman çok güzel olmamıştır. Kadınlara saldırarak sistemlerini devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden kadınlar mücadelede en ön saflarda yer almak zorundadır. Kadınların yaşamı dönüştüren gücünden korkuyorlar. Her gün en az üç kadının katledildiği Türkiye’de 115 çocuğun hamile kalan çocuğu korumak yerine taciz ve istismarı koruyan yasalar yapıyorlar. 

     

    Kadınlar emeğine ve mücadelesine sahip çıkmakta kararlıdır. Dünyanın yarısını oluşturan kadınları dışlamak isteyenlere verecek cevabımız var. Biz buradayız ve burada olacağız. Milliyetçilikten, militarizmden medet umuyorlar. Bizi barış demekten men etmeye çalışıyorlar. Biz asla barış demekten vaz geçmeyeceğiz. 10 Ekim’de Ankara Garı’nda katledilen 103 arkadaşımızdan devraldığımız barış bayrağını yere düşürmemeye söz vermişiz. Bizi sözcüksüz ve görünmez kılmaya çalışan sisteme karşı vardık, varız, var olacağız. Hareket edemeyenler etraflarındaki zincirleri fark edemezler. Bugün toplumu hareketsiz kılan bu sisteme kadınlar izin vermeyecektir. Bize takmaya çalıştıkları prangaları kıracağız” dedi. 

     

    Konuşmaların ardından tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın cezaevinden kadınlara gönderdiği ortak mesaj okundu. Mesajda şu ifadeler yer aldı: 

     

    “Tüm saldırılara, savaşa, zulme yasaklara, OHAL zorbalığına rağmen yine isyandayız, yine sokakta alanlarda!.. Sesimiz duvarlara, sınırlara inat yine ‘vardık, varız, var olacağız’ haykırışında birleşiyoruz. Bizler de bütün heyecanımızla yanınızda, omuz başlarındayız. Belediye eş başkanı, kurum temsilcisi, milletvekili, siyasetçi ve özgürlük mücadelesi veren binlerce kadınının hapsedildiği, kadın dayanışma ve örgütlenme mevzilerinin kapısına kilit vurulduğu koşullarda zulme inat gösterdiğimiz kararlılığı, 8 Mart’ın ruhuyla alanlarda buluşma iradenizi kutluyoruz. Kadınların 8 Mart iradesinin, savaş, OHAL, faşizm kuşatmasına karşı daha büyük ve kitlesel direnmeye yol açacağına yürekten inanıyoruz.

     

    Kadına dönük katliam ve kırımı çocuklara cinsel istismar vahşetini, Türkiye, Kürdistan ve bölgeyi saran savaş, ölüm histerisini durduracak başat güç şüphesiz ki kadınlardır. ’Bu böyle gitmez, ya özgürlük ya özgürlük’ diye haykıran kadınlar, yükselen faşizm ve eril kıyıcılık karşısında cesaretten, direnişten, dayanışmadan bir barikat kuruyor şimdi. 8 Mart alanlarında kadınların birliği ve özgürlük, adalet, eşitlik ittifakı asıl gücümüz ve geleceğimizdir. İşçisi, ev ve kamu emekçisi, öğrencisi, köylüsü, esnafı, Kürdü, Türkü Alevi’si, Sunisi ve tüm farklılıklarıyla kadınların ortak itirazı yarını belirleyebilir.

     

    8 Mart’ta bir kez daha hakları ve yaşamı elinden alınan, bedeni, kimliği ve bütün ezilenlerin kurtuluşu için direnen kadınlarla yüreğimizi, sesimizi birleştiriyoruz. Kalbimizin yarısı buradaysa, yarısı Efrin’de yurdu ve bütün kadınların onuru için direnen kız kardeşlerimizle birlikte. 8 Mart alanlarından kadın, yaşam, özgürlük için bedenini siper edenleri selamlıyoruz. Biliyoruz ki, ölüm ne kadar amansızsa, yaşam o kadar direnişçidir; eril savaş ne kadar fütursuzsa, kadın o kadar yenilmezdir. Efrin’de kenti, yaşamı, siyaseti, toplumu çağın demokratik-insanı bilinciyle yeniden kuran kadınlar, çağın kadın direnişiyle bu büyük değeri savunuyoruz. Herkes bilmeli ki, Efrin ve kadın direnişi, büyük insanlık ve tarih nezdinde çoktan kazanmıştır. Şimdi Efrin’de yükselen onur, özgürlük bayrağının ve kadın kahramanlığının ışığında yeni bir tarih yazılmaktadır.

     

    Kadınların ‘ya özgürlük ya özgürlük’ kararlılığı 8 Mart meydanlarına sığmaz. Efrin’den Amed’e, Şengal’den İstanbul’a kadar her yerde ve her günde aynı ruh ve sesle haykıracağız:  Tek yol özgürlük!

     

    Konuşmaların ardından Sur Ritim Grubu, Nurcan Değirmenci ve Mizgin Tahirî sahne aldı, miting tüm coşkusuyla devam ediyor.

     

     

    Batman'da düzenlenen 8 Mart mitinginde ise sahnede önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay vardı. Kemalbay, tek adam rejimini kadınların yıkacağının altını çizdi ve "AKP'nin pili bitti. Mücadelemizden bir adım dahi geri atmayacağız, mutlaka kazanacağız" dedi. 

     

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Kadın Meclisi öncülüğünde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 16 Mayıs Stadyumu'nda kutlandı. Çalışması günler öncesinden yapılan mitinge sabahın erken saatlerinde itibaren kadınlar akın akın geldi. 7’den 70’e kadınların rengarenk yöresel kıyafetleri ile doldurduğu alan TJA, HDP ve DBP bayrakları ile süslendi. Mitinge, HDP eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, milletvekilleri Saadet Becerikli ve Ayşe Acar Başaran'ın yanı sıra Barış Anneleri beyaz tülbentleriyle katıldı. Miting boyunca "Jin jiyan azadî", "Direne direne kazanacağız" sloganları yankılanırken, miting katledilen ve özgürlük mücadelesinde yaşamlarını yitiren kadınlar anısına saygı duruşu ile başladı. Bahar Kültür Merkezi bünyesinde çalışma yürüten Koma Rosida’nın sahne aldığı etkinlik coşkulu geçti. Kadınlar boyunlarına hem mavi hem de beyaz fular taktı. Yöresel kemençe eşliğinde bir süre halay çekilmesinin ardından konuşmalara geçildi.  

     

    İlk olarak HDP Milletvekili Becerikli 8 Mart'ta dünyanın birçok yerinde yaşamını yitiren kadınların anıldığını söyledi. AKP iktidarı süreci boyunca kadın cinayetlerinde yüzde bin 400 artış olduğuna dikkat çeken Becerikli, "Kadınların mücadelesi sonucu bugün birçok hakka sahiptir. Ama bugün AKP bu hakları kadınların ellerinden almak istiyor. Kadın cinayetlerinde, cinsel istismarda büyük artışlar var. Bu utanç vericidir. Kadınlar oldukça özgürlük mücadelesi ve kadınların hakları var olacaktır. Bugün AKP savaşı kutsuyor. Cinsel istismarı ve kadın cinayetlerini durdurmak adına bir şey yapmak yerine barışı savunanları cezalandırıyor. Başta Batmanlı kadınlar başta olmak üzere bölgede yaşayan kadınlar ölümün kan ve gözyaşı olduğu biliyor. O yüzden kadınlar var oldukça barışı savunmaya devam edecek" şeklinde konuştu.  

     

    Konuşmasını Kürtçe yapan HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran ise "Bugün biz olunca demokrasi işlemiyor. Bugün demokrasi denince AKP sadece kendisini anlıyor. Barışı savunanlar demokratik hakkını savunuyor ama AKP barışı isteyenleri anti demokratik uygulamalar ile engellemeye dönük çalışıyor. Kadınlar nasıl ki Kobane'de mücadele edip kirli ittifakları bertaraf ettiyse kadınlar Efrîn'in etrafında kenetlenecek ve bu kirli politikaları yok edecektir. Nasıl ki Dehak’ın zulmünü Demirci Kawa yok etti ise bugün de tüm Kürdistan'da bu zulme kadınlar dur diyecek" dedi.  

     

    Önceki dönem HDP eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, sahneye halkı zafer işaretleriyle selamlayarak çıktı. Alanı dolduran kadınlara hitap eden Kemalbay, "Merhaba kız kardeşlerim. Merhaba direngen kız kardeşlerim" diye seslendi. Kemalbay'ın bu sözleri kitle tarafından coşkuyla karşılık buldu. Kürt kadınlarının yıllarca direngenliği ile Türkiye halklarına demokrasi mücadelesi armağan ettiğini vurgulayan Kemalbay, "İşte bu direniş mirası ile bugün birlikte hareket ediyoruz. HDP bir kadın partisidir ve kadınlar var oldukça tek adam rejimi var olamayacak. Sizin mücadelemiz, bizim mücadelemiz yani hepimizin mücadelesi tek adam rejimini yıkacaktır" dedi. 

     

    HDP’nin demokratik bir Türkiye projesinin saray iktidarı tarafından engellendiğinin altını çizen Kemalbay, "Bizden korkuyorlar çünkü cesaretimizin bulaşmasından korkuyorlar. Biz OHAL, KHK'lerin kaldırılmasını, yerel yönetimlerinde kayyum adı altındaki gaspın kaldırılmasını istiyoruz. Son dönemde Batman'da 5 kadın intihar etti. Batman'da neden kadınlar intihar ediyor, bunun nedenlerini araştıran, sorunu çözen yerel iktidarlara ihtiyacımız var. Kadınların iktidarını saray gasp ederek bölgeyi yönetmek istiyor. Buna izin verecek miyiz?" diye sordu. Kadınlar yüksek sesle "Hayır" şeklinde yanıt verdi.  

     

    Kemalbay konuşmasını şöyle bitirdi: "AKP'nin pili bitti. Kadınlar mutlaka kazanacak. Demokrasi, barış mutlaka kazanacak. Bizler mücadelemizden bir adım dahi geri atmayacağız. Bugüne kadar Kürt halkına ırkçılık ile gelenlere halk ne yaptı ise MHP-AKP ittifakına aynısı yapacak. AKP Genel Başkanı Erdoğan anaları diline doluyor, ama en büyük ihanetleri bütün halkın analarına ihanet etti. En başta da Berfo Ana'ya ihanet etti."

     

    Konuşmaların ardından sanatçılar sahne alırken, miting halaylarla devam ediyor.