• Paylaş

    KATEGORİ : ÇEVRE-KENT

    Eklenme tarihi : 2018-02-21
  • Maçka Parkı'nda yapılması planlanan tünel projesi kapsamında 199 ağacın yerinden sökülmesini İBB önünde protesto edildi

    Maçka Parkı'nda yapılması planlanan tünel projesi kapsamında 199 ağacın yerinden sökülmesini İBB önünde protesto eden yaşam savunucuları, "Maçka Parkı'nı yok ederseniz biz de belediyeyi parka çeviririz" dedi. 

     

    Maçka Parkı Hepimizin İnisiyatifi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Maçka Parkı’ndaki Dolmabahçe-Levazım Tüneli Projesi kapsamında 199 ağacın kesilmesini Saraçhane'de bulunun İBB binası önünde protesto etti. Eyleme, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, sanatçı Orhan Aydın, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyeleri ve çok sayıda yaşam savunucusu katıldı. Açıklama öncesi "Maçka Parkı'nı yok ederseniz biz de belediyeyi parka çeviririz" pankartı açan grup, burada ip atlama, kitap okuma etkinlikleri yaptı. Sık sık, "Maçka halkındır, halkın kalacak", "İstanbul ölüyor, ihanet sürüyor" sloganları attı. 

     

    'İSTANBUL'U SARAY'DAN ALACAĞIZ'

     

    Eylemde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, "Bugün Maçka Parkı'na sahip çıkmak, Gezi'de olduğu gibi doğaya, insana, gelecek kuşaklara kötülük yapan bir iktidara 'dur' demek için buradayız. Ne yazık ki geçmişte olduğu gibi bugün de talan ekonomisi ve rant amacıyla yapılan işlerin doğaya ve insana faydası olmadığı gibi zararlarını görebiliyoruz" dedi. CHP olarak İstanbul'u hep birlikte “Saray”dan alıp halka vermenin yolunun mücadeleden geçeceğine inandıklarını dile getiren Kaftancıoğlu, "İstanbul halkına ve doğasına uygun olması gerektiği gibi çözümler üretiyoruz. İstanbul'un trafik sorununu böyle tünellerle bir yerden alıp, lastikli araçları bir yere taşıyarak çözemezsiniz. Bunu İstanbul'a en az 50 km raylı sistem oluşturarak trafik sorunu çözülebilir dedik. Onların amacı, İstanbul'un trafik sorununu çözmek değildir" sözleriyle tepki gösterdi. 

     

    'KENTİN ALTINI DELİK DEŞİK YAPTILAR'

     

    Yaşam savunucuları adına açıklama yapan emekli öğretmen Suzan Bektaş da, karayolu tüneli için 200'e yakın ağacın kesildiğini hatırlatarak, başta Beşiktaş halkı ve İstanbullular olarak projeden derhal vazgeçilmesini talep etti. Bektaş, "Kent içinde karayolu tüneli çok tehlikeli bir uygulamadır. Avrupa ülkelerinde 500 metreden fazla tünel inşaatı çok sıkı kurallara bağlıdır. Ülkemizde ise, 'madem tünel açma makinemiz var, boş durmasınlar' mantığıyla İstanbul gibi binlerce yıllık bir kentin altı delik deşik ediliyor. Bugün buraya projenin sorumlusu İBB'yi son kez uyarmaya geldik. Karayolu tüneli projesinin vereceği zararları daha önce pek çok kez açıkladık; tekrar söylemeye geldik" diye konuştu. 

     

    Bektaş, projenin iptaline ilişkin taleplerini ise şu şekilde açıkladı: 

     

    * "Parkların altına karayolu tüneli yapılamaz. Yapıldığı takdirde parktan ne kadar az alan gittiği söylenirse söylensin; yukarı çıkacak egzoz dumanları parkın temiz havasını öldürecektir ve dolayısıyla park işlevini yitirecektir.

     

    * İBB bütün park ve yeşil alanların altını karayolu tüneli veya zemin altı otopark inşaatı adı altında betonlaştırma kararı aldı. Yeşil alanların, parkların altları oyulup betonlaştırıldıkça yağmur suları toprakla buluşamayacaktır. Bu olmayınca, yağan en hafif yağmurda bile geçtiğimiz sene gördüğümüz afet manzaraları bu şehrin normali olacaktır.

     

    * 3. köprü bağlantı yollarıyla yeni yapılaşmalardan gelecek trafiğin şehrin merkezine bu tünellerle verilecek olması söylendiği gibi trafiği rahatlatmayacaktır. Oluşacak trafiğin bütün bu yoğunluk, gürültü ve kirinin esas olarak merkeze çok ciddi zararı olacaktır.

     

    * Maçka Parkı resmi afet toplanma alanıdır. Depremini bekleyen bir şehrin altının oyulması, üstündeki yapılar için ciddi çatlama, sarsılma riskleri oluşturduğu gibi afet toplanma alanı güvenli olmaktan çıkarmaktadır.

     

    *Tünel inşa edilirse, şehrin tarihi ve merkezde kalan son yeşil alanları olan Maçka Parkı, Dolmabahçe, Ihlamur Kasrı ve Ortaköy vadisi de büyük zarar görecek. Şehir merkezinin akciğerleri egzoz gazlarıyla öldürülecek." 

     

    İstanbul'a sahip çıkmanın son şansları olduğunu söyleyen Bektaş, "Umudumuzdan, direncimizden parkımızdan ve elbette İstanbul'dan vazgeçmeyeceğiz. Unutmayalım, şehir hep birlikte mücadele edersek kurtulur" dedi.

     

    Eylem, sloganlarla son buldu. (Mezopotamya Ajansı)