• Paylaş

    KATEGORİ : KADIN

    Eklenme tarihi : 2018-03-07
  • 1857’den 2018’e yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

    Bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü savaş tamtamları, kışkırtılan şovenizm, düzenin dayattığı sınırları reddeden tüm kadınların daha açık bir biçimde düşmanlaştırılması, OHAL cenderesinin giderek sıkıştırılması, faşizmin-gericiliğin ayak seslerinin kafamızda yankılatılmaya çalışılması koşullarında kutluyoruz. Meydan okumaktan asla vazgeçmeyerek…

     

    Dünyanın tüm gerici güçlerinin kadını daha fazla hedefe çaktıklarına tanıklık ederek ruhumuzu, irademizi ve bilincimizi daha da bileyliyoruz. Önümüzde çok daha kapsamlı saldırıların durduğunu bilerek adımlıyoruz hayatı.

     

    Bizden önceki kadın yoldaşlarımızın bize bıraktıkları mirasın özsuyuyla yeniden yeniden yıkanarak gücümüzü, cesaretimizi pekiştiriyoruz.

     

    O mirasın ruhunu bugünün sokaklarına, fabrikalarına, plazalarına, evlerine, tüm yaşam ve üretim alanlarına taşımakta daha kararlı ve emin adımlarla yürümemiz gerektiği bilinciyle, kendimizi yeni kavgalara hazırlıyoruz.

     

    Sistemin kapsamlı krizinin bizim için daha fazla kölelik, daha fazla özgürlüksüzlük, daha fazla hücre ve eşitsizlik demek olduğunu biliyoruz. Bunun en kirli ve en saldırgan biçimlerini gündelik hayatlarımızın içinden soluyarak öfkemizi damıtıyoruz.

     

    Bu barbarlığı yıkacak bir güce dönüştürmek için damıtıyoruz…

     

    Her adımımızda, her nefes alışımızda bize dayatılan tek tipleşmeye karşı ruhumuzun, benliğimizin tarihler boyunca biriktirdiği direniş renkleriyle haykırıyoruz: Tek tipleşmeyeceğiz! Bunu derken sırtımızı tüm bu renklerden aldığımız güce dayıyoruz.

     

    Bu barbarlık sisteminin kendisiyle birlikte toplumu da daha fazla çürüttüğü bu koşullara karşı yaratıcı ve kurucu irademizle duruyoruz. Hayatın temiz özsuyunu avuçlarımızla hayatın içine taşımaktaki ısrarımızı, sabrımızı bir anlık da olsa gevşetmeden yürümemiz gerektiğini bilerek “isyan” diyoruz!

     

    3 yaşındaki çocuğun, hayvanların bile tecavüze uğradığı bu çürümeyi yaratan düzenin temellerine duyduğumuz öfkemizi devrim ve sosyalizm düşümüzün katığı yapıyoruz.

     

    Toplumu daha da çürüten kirli savaş politikalarına koşulmaya çalışılan sınıfımızdan kadınlarla omuz omuza gelebileceğimiz günlerin yakınlaşması için harcayacağımız çabadan vazgeçmeyerek her türlü eşitsizliğe, şovenizme, militarizme, faşizme karşı yaşasın işçi sınıfının iktidarı diyoruz!  

     

    Fabrikalarda, atölyelerde, kapitalist üretimin tüm alanlarında ter akıtan, kölece koşullarda çalıştırılan, iş cinayetlerine kurban edilen tüm sınıf kardeşlerimizin bilincinde ve yüreğinde kıvılcım olmak için daha fazla çaba, daha fazla emek diyoruz. Onların yaşadıkları tüm acılar bizim mücadele azmimizdir!

     

    Kürt kadın yoldaşlarımızın, analarımızın dipsiz acılarını sınıfımızı örgütleyerek sarabileceğimizi biliyoruz. Onları çitlerin, eşitsizlik ve her türlü ayrımcılığın yeryüzünden silinmesi özlemimizle yürüttüğümüz mücadelemizin ayrılmaz bir parçası, moral gücü olarak yüreklerimizde taşıyoruz.

     

    Savaşın yıkımını en ağır biçimlerde yaşayan tüm kadınların hıncını kolektif bilincimize kazıyoruz.

     

    Köleliğe, kendilerine dayatılan sınırlara itiraz edip hayatlarıyla ilgili karar aldıkları için katledilen, şiddete maruz kalan kadınların ahını mücadelemizin dinamosu olarak görüp, geleceği kuracak bir iradenin harcı yapacağımızı haykırıyoruz.

     

    Kadın cinsinin tüm acılarını, yokluklarını, eşitsizlik duvarlarını, tıkılmaya çalışıldıkları hücreleri kolektif gücümüz, irademiz, kimliğimiz ve duruşumuzla yerle bir edeceğimiz günlere olan inançla 1857’den 2018’e yaşasın 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ diyoruz!